Anasayfa / Genel / AMASYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ

AMASYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ

AMASYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ

Sayın okuyucularımız sitemizde yeni bir yazı dizisi başladı ! Üyelerimizden gelen yoğun istek üzere her İle özel genel

Amasya İli

jeoloji bilgilerini sitemize yüklüyoruz. Bu yazı dizimizin il il genel jeoloji ve 81 ilimizin jeolojisini artık bu yazılarda bulabileceksiniz. AMASYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ yazımız istediğiniz gibi yararlanabilecek ve bilgilerinizi artırabileceksiniz.

AMASYA İLİ JEOLOJİK YAPISI VE STRATİGRAFİSİ

Amasya ve çevresi çok farklı jeolojik dönemlerde birbirinden çok farklı ortamlarda gelişmiş kaya toplulukları ile zengin ve oldukça karmaşık bir jeolojik yapıya sahiptir. Bölgede gözlenen kaya birimleri günümüzden yaklaşık olarak ~430 milyon yıl önce oluşmuş ve başkalaşıma uğramış kayalardan günümüzde ovalarda çökelen alüvyona kadar uzanmaktadır.

Amasya, Sakarya kıtası olarak isimlendirilmiş eski bir kıtanın doğu uzantısını oluşturan Tokat masifinin içerisinde yer alır. Tokat masifi, batıda Çankırı havzası, güneyde Neotetis okyanusunun sınırı, kuzeyde ise Kuzey Anadolu Fayı ile sınırlanır. Bölge, Pontidler olarak adlandırılan ve tüm Karadeniz şeridi boyunca izlenen dağ kuşağının bir parçasıdır.

Amasya Jeoloji Haritası

Günümüzden ~29 milyon yıl önce Karadeniz dağ kuşağı (Pontidler) yükselmeye başlamış ve devamında Kuzey Anadolu Fayının (~11 my) ve onun yan kollarının oluşmasıyla birlikte bölgenin güncel coğrafyası (akarsular, ovalar ve dağlar) belirginleşmiştir. Bu durumun morfolojik ifadesi havzaların açılması ile havza sınırlarının yükselmesidir. Havzaların zaman içerisinde genişlemesi ve derinleşmesi ile birlikte havza içlerinde kalın bir çökel örtü oluştururken, havza kenarlarında ise eskiden günümüze akarsu ve vadi sistemlerinin ürünü olan alüvyal yelpazeler
oluşur.

Amasya çevresinde büyük bir alan kaplayan genç havzalar (Suluova, Geldingen, Taşova ve Aydınca ovaları) bu dönemde oluşmuştur ve bunların içlerinde alüvyon çökelmesi hala sürmektedir.

Bölge jeolojisi Paleozoyik yaşlı dayanıklı metamorfik (başkalaşım) kayalardan havza içlerinde ve akarsu yataklarında oluşmuş güncel zayıf birimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede kaya topluluklarına sahiptir. Bu kaya toplulukları arasındaki sınırlar çoğunlukla eski tektonizmaya bağlı olan yapısal hatlar kontrolündedir. Güncel çökeller ise aktif faylarla kesilir. Bölgede yaygın olarak gözlenen ve geniş bir alanda yüzlek veren birimler;

Yeşilırmak Metamorfiti (Try);

Metabazitler ve bunlarla ardalanan fillat, sleyt vemermerlerdir.

Laçin Metaolistromal Karmaşığı (Try);

Yeşilşist fasiyesine özgü mineral toplulukları içerir.

Bilecik Kireçtaşı (Jb);

Birim tabanda genellikle bir veya birkaç metre kalın konglomera veya kumlu kireçtaşı ile başlar ve üste doğru masif kireçtaşına geçer.

Amasya Formasyonu (Kam);

Altta konglomera ile başlayıp, üste doğru karbonat kireçtaşlarına, daha sonrada beyaz, pembe ve kırmızı renklerde, killi, ince ve belirgin kireçtaşlarına geçer.

Lokman Formasyonu (Klo);

Altta konglomera, üste doğru marn ara katkılı, bol bitki kırıntılı bir kumtaşına geçer. Lokman formasyonu içerisinde bulunan fosiller sığ bir denizel ortamı (resif ve delta) belirtmektedir.

Çekerek Formasyonu (Tcek);

Kumtaşı, silttaşı ve karbonatlı kumtaşı egemendir.

Göynücek Formasyonu;

Andezit, bazaltik andezit, trakit gibi lavlar ile aglomera ve tüflerdir. Neojen Kırıntılı Birimleri (N); Tabanı kaba bir konglomera ile oluşur. Karbonatça zengin marnlar, silttaşı ve kiltaşlarından oluşur.

Güncel Birimler (PIQ ve Q);

Bu birimler akarsu ova içlerinde, akarsu vadi ve boğazların tabanında ve taraçalarda bulunmaktadır.

AMASYA İLİ Metamorfizması ve Mağmatizması

Metamorfizma:

Metamorfik taşlar etüt sahasında temeli teşkil etmekte, güney kesimde en yüksek noktaları oluşturan Paleozoik’e ait metamorfik seri, önceki etütlere göre “yeşil, şist ve fillat” serisi olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Yeşil şistler Amasya İli civarında fillat serisiyle örtülmüş olarak görülmektedir. İçlerinde yer yer mermer adeselerine rastlanan yeşil şistler, daha ziyade klorit şist ve epidot şistler halindedir. Fillat serisi gri renk ile belirgindir. Serisit, klorit, kuvars ve albit mineralleri başlıca komponetleri oluşturmaktadır. Metamorfik seride, grovakların da yer aldığı görülmektedir. Metamorfik birimler aşağıdaki şekilde ayırt edilmiştir.

A- Yeşil Şist Serisi:

Bölgenin görünür temelini oluşturmakta, yapılarında yer yer laminalı olabilen yarı mermer mercekleri bulundurmaktadır. Bu seride bulunan tipik mineral toplulukları; epidot, aktinolit, klorit, epidot, aktinolit, klorit-epidot-aktinolit-albittir. Orijinalleri bazik veya yarı bazik kayaların düşük sıcaklıklarındaki rejyonal yahut dislokasyon metamorfizması ile ilişkilidir.

B- Fillat Serileri:

1. Demirli Şist Serileri: Bu birim yeşil şist serisi üzerine uyumlu olarak gelmekte, esas fillat serisi ile yanal geçiş oluşturmaktadır. Demirli cörtlerin metamorfizma ürünüdür.
2. Kuvart Sporfir Birimi: Birim bazik magma kayalarının asidik bir diferansiyasyonudur.
3. Bazik Metavolkanik Birimleri: Fillat serileri arasında ara ara 150-200 m. uzunlukta 5- 6 m. kalınlığa ulaşabilen merceksel yapıdadırlar. Genellikle amfibolit, spilit, diyobaz bileşimi sunmaktadırlar.
4. Esas Fillat Serisi: Gümüş rengi görünüşünde gri renkte bir şist serisidir. Başlıca minerallerini serisit, klorit, kuvarts ve albit oluşturur. Karbonat genellikle değişik miktarda olup, ya öteki bileşenler arasına düzenli dağıtılmıştır veya önemsiz yersel oluşuklar durumundadır.

Magmatizma:

Amasya bölgesinde, volkanik faaliyetlerin, Üst Kretase, Eosen, Miosen ve hatta Pliosen boyunca devam ettiği kabul edilmektedir. Birkaç yerde mostra ofiolitik seri veren, denizaltı lavları, kalker, marn, serpantinit, spilit ve diabaz gibi üyelerden meydana gelmiştir. Volkanizmanın Eosen boyunca devam ettiğine; fliş içinde ara tabakalar halinde andezitik tüf ve aglomera tabakalarının yer alışı, fliş üst seviyelerinin volkanik fasiyeste gelişmiş olmaları, birer delil teşkil etmektedir. Eosen volkanikleri, Gökdere-Göynücek arasında Çekerek Irmağı sol sahilinde mostra vermektedir. Çekerek Irmağı sağ sahilinde büyük bir sahada aflöre eden andezitik lav, tüf ve aglomera seviyelerinin ise Miosen hatta pliosen yaşlı oldukları kabul edilmektedirler. Genel olarak bölgesinde aşağıdaki mağmatik kayalar ve görüldüğü yerler verilmiştir.

  1. Peridotitler : Deliçay’ın güneyi, Karaköprü Mahallesi’nde Aksalur Köyü’nün kuzeybatısında, Sevincer Köyü’nün doğusunda rastlanmaktadır.
  2. Gabrolar : Mostralarına Deliçay’ın güneyinde Karaköprü Mahallesi, İlyas Köyü kuzeybatı yakınında, Amasya Kentinin güneyinde Çakallar mevkiinde rastlanır.
  3. Sodyumlu Siyenitler : Sadece Çorakdere’nin batı ucunda rastlanmıştır.
  4. Albitli Pegmatikler : (Alkalisiyenit Pegmatitler) Sadece Aksalur Köyü’nün kuzey batısında rastlanılmaktadır.
  5. Doleritler : (Albitli Doleritler) Azı Tepe doğusunda ve göl yeri tepe güneyindeki Kaçak Dere dolaylarında rastlanmıştır.
  6. Diabazlar : Mehmet Seki Sırtı, Sarıtsa Tepe kuzeyindeki kimi mostralar, İlyasköy, Sevincer dolaylarında rastlanmaktadır.
  7. Bazaltlar : Kırklar Burnu güneydoğusunda, Bülücenin Alve çevresinde gözlenmiştir.
  8. Andezit : Kavaklıpınarın kuzey doğusunda gözlenmiştir.
  9. Porfirit : Killik Sırtı
  10. Albitleşme gösteren analsimli diobaz : Sarıları kuzey doğusu
  11. Lösitli tefrit : Akkaya kuzeydoğusundaki filingirler dere içi.
  12. Sodyumlu kerstofir-Spilit : Büyükevliya Tepesinin güneyi.
  13. Trakit : Serkumu Dere dolayında gözlenmektedir.
  14. Senozoyik evre : Salamut Köyü dolaylarında rastlanılmıştır.

Amasya İli Tektoniği ve Paleocoğrafyası

Tektonik

Bölgede paleotektonik ve neotektonik olmak üzere iki önemli dönem izlenmektedir.

1. Poleotektonik Dönem :

Liyas Öncesi, Üst Mestrihtiyen Öncesi, Pliyosen Öncesi Liyas Öncesi: Bu evrede temeli oluşturan Turhal grubu

Amasya Fay Haritası

metamorfitleri çökelmiştir. Çökelen bu kayaç toplulukları Erken kimmeriyen hareketleriyle başkalaşım geçirmişlerdir. Üst Mestrihtiyen Öncesi: Turhal grubu Metamorfitleri üzerine açısal uyumsuzlukla Liyas-Alt Dogger yaşlı Seyfe Formasyonuna çökelmiştir. Seyfe Formasyonuna uyumlu olarak Üst Jura–Alt Kretase yaşlı Doğdu Formasyonu Senomeniyen Kampaniye zaman aralığında, filiş karakterli Yumaklı Formasyonu çökelmiştir. Bu uyumsuzluk, Senomaniyen deniz yayılmasını  göstermektedir. Yumaklı formasyonu çökelirken çökel ortamına deniz altı volkanizması ürünleri katılmış olup, bu olay bölgede bir dalma batma olayının başladığını göstermektedir.

Nitekim Kampaniyen–Maestrihtiyen zaman aralığında bölgeye ofiyolitli karışık yerleşmiştir. Tüm bu olaylar sonucu Seyfe Formasyonu, Tersakan Formasyonu üzerine bindirmiş, doğu-batı gidişli yer yerde devrik kıvrımların oluşmasına neden olmuştur. Pliyosen Öncesi: Bu evrede bölgede (Şengör ve Yılmaz 1983) karalaşma süreci başlamıştır. Anatolit-Pontit kenetleşmesi çalışma alanında batıdan başlayarak, doğuya doğru devam etmiştir.

2. Neotektonik Dönem:

Kuzey Anadolu Fayının oluşmasıyla bölgede Neotektonik dönem başlamıştır. Çalışma alanında Kuzey Anadolu Fayının oluşum zamanı ile ilgili doğrudan veri bulunamamıştır. Ancak Kuzey Anadolu Fayının oluşması sonucu meydana gelen çukurluklarda, Pliyosen yaşlı Çerkeş Formasyonunun çökelmesi ve bölgenin Oligosen-Miyosen zaman aralığında kara ortamında bulunması dolayısı ile Kuzey Anadolu Fayı’nın çalışma alanında ilk olarak Miyosen sonu Pliyosen başlarında oluştuğu düşünülmektedir. (Aktimur ve diğer.1989) .

Bugün Türoniyende kıta-kıta çarpışması sonucu bir çizgi halinde oluşan Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı’nın Orta Pliyesende Karlıova’da birleşerek, bugünkü konumlarını almaya başladıkları savunulmaktadır. (Şar oğlu ve Yılmaz 1986; Şar oğlu ve Diğer.1987) Bölgede Neotektonik dönemde Pliyosen ve Erken Pleistosen-Günümüz olmak üzere iki önemli evre görülmektedir.

Pliyosen Evresi:

Bu evrede Kuzey Anadolu Fayı’nın oluşması sonucu meydana gelen çukurluklarda Çerkeş formasyonu çökelmiştir. Ayrıca Aydınca-Fındıcak dolaylarında izlenen ve Şaroğlu ve diğerleri (1987) tarafından tarif edilen Ezinepazarı fayı doğmuştur. Ezinepazar Fayı, Kuzey Anadolu Fayı ile benzer özellikler sunmaktadır.

Erken Pleistosen-Günümüz Evresi:

Bu evreye, Kuzey Anadolu Fayı ve Ezinepazar Fayının bu günkü konumlarını almak için yapmış oldukları hareketler hakim olmuştur.

Kuzey Anadolu Fayı; alanındaki Ilıca- Yapraklı arasında izlenen ve 20 Aralık 1942 tarihinde M=7,3 büyüklüğünde Erbaa depremine de neden olan yaklaşık 70 km. uzunluğundaki Erbaa Deprem Fayı (Amraseys 1970 ve 1971) Taşova Ladik Gölü arasında izlenen ve 26 Kasım 1943 tarihinde M= 7,6 büyüklüğündeki depreme de neden olan Toya-Ladik Deprem Fayının doğu ucu, NiksarKaleköy arasında izlenen yaklaşık 40 km uzunluğundaki Niksar-Kaleköy Fayı ile Niksar’ın güneyinde Sarıyazı dolaylarında izlenen ve 20 Aralık 1939 tarihinde M=7.9 büyüklüğündeki depreme neden olan Erzincan Deprem Fayının batı ucundan ibaret, 10-15 km genişliğinde bir zon ile temsil edilmektedir. Yukarıda kısaca tarif edilen fay parçalarından ilk ikisi, harita alanında yer almaktadır. Erbaa Deprem Fayının sönümlenerek, Tosya-Ladik Deprem Fayının başladığı yöreye rastlayan, Taşova dolaylarında Kuzey Anadolu Fayı bir sıçrama yapmıştır.

Bu nedenle de Taşova, Erbaa Havzası Pull-Apart havza olarak teşekkül etmiştir. Söz konusu havza gelişimini
günümüzde de sürdürmektedir. Kuzey Anadolu Fayının bu şekilde sıçramalar yaptığı (Barka, (1983) Şaroğlu ve diğerleri (1987)) vurgulamışlardır. Bu evrede, ayrıca Çerkeş Formasyonunda faya paralel sırtlar ve vadiler oluşmuş, fayın kontrolünde alüvyon konileri gelişmiş, yan dereler ötelenmiş, fay gölleri, bataklıklar oluşmuş, sıcak ve soğuk su kaynakları ile heyelanlar oluşmuş, jeomorfolojik birimler şekillenerek, Yeşilırmak yeni oluşan ovalara kendini uydurmuştur.

 

Hakkında evcin

Ersinevcin

İlginizi Çekebilir

ÜNİVERSİTE’DE JEOLOJİ SEÇENE DEVLET’TEN BURS

ÜNİVERSİTE’DE JEOLOJİ SEÇENE DEVLET’TEN BURS Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 2017-2018 döneminden ...

Bir cevap yazın