Anasayfa / Genel / ANTALYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ

ANTALYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ

ANTALYA İLİ GENEL JEOLOJİSİ – İL İL GENEL JEOLOJİ

Sayın Ziyaretçilerimiz İl il genel jeoloji yazılarımıza Antalya İlinden devam ediyoruz ! Antalya oldukça karmaşık bir jeoloji’ye sahip bir ilimiz. Antalya ilimiz Ülkenin Güneyinde büyük bir bölümü kaplamaktadır. Bu nedenle Bu büyük ilimizin jeolojisi çeşitli kaynaklardan yararlanarak hazırlanmıştır.

ANTALYA İLİ JEOLOJİK YAPISI VE STRATİGRAFİSİ

Bölgenin stratigrafik ve yapısal özellikleri uzun süren çalışmalar sonucunda ortaya konulmuş ve 1/25000 ölçekli haritaları kısmen de olsa tamamlanmır. ve bölgenin 1:100000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanmıştır. Batı ve Orta Toroslar‘da günümüze kadar yüzlerce formasyon adlaması yapılmıştır. Toros Kuşağı‘nda lejant birlikteliğini sağlamak amacıyla, ilk tanımlamalar göz önünde tutularak az çok eş yaşlı, benzer kaya türleri için belli bir düzen içinde adlamalar teke indirilmeye çalışılmış ve formasyon simgelemelerinde bazen kural dışına çıkılmıştır.
Antalya Körfezinde (Batı Toroslar) yer alan çalışma alanında Antalya napları ve Antalya naplarını stratigrafik olarak örten Miyosen-Kuvaterner aralığında neootokton örtü birimleri bulunur.

ANTALYA STRATİGRAFİSİ

Batı Toroslar‘ın otokton kaya birimlerini temsil eden Beydağları Formasyonu  bölgenin kuzeyinde yer almaktadır. Bölgede allokton konumlu Antalya napları ile bunlar  üzerinde neookton örtü kayaları olarak Burdigaliyen yaşlı Kiriş formasyonu, Üst  Burdigaliyen-Langiyen (Serravaliyen) yaşlı Karpuzçay formasyonu, Alt Messiniyen yaşlı Taşlık formasyonu, Üst Messiniyen-Pliyosen yaşlı Gebiz kireçtaşı, Pliyosen yaşlı  Yenimahalle formasyonu ve Kurşunlu formasyonu ile Kuvaterner yaşlı Antalya traverteni, Belkıs konglomerası, alüvyonlar, yamaç molozları, birikinti konileri ve plaj oluşukları bulunur.

Metamorfizma ve Mağmatizma

BEYDAĞLARI OTOKTONU

Batı Toroslar‘ın otokton kaya birimlerini temsil eden Beydağları otoktonu genelde platform tipi çökellerden oluşur. Çalışma alanında Beydağları otoktonu; alttan üste doğru Orta-Üst Triyas yaşlı Kuyubalşı dolomiti, Jura-Kretase yaşlı neritik kireçtaşlarından oluşan Beydağları formasyonu, daniyen yaşlı Çamlıdere olistostromu, Üst Lütesiyen-Praboniyen yaşlı kireçtaşı, kumtaşı, kiltaşı ve silt taşlarından oluşan Karakuştepe formasyonunu kapsar.

TRİYAS

Kuyubaşı Dolomiti (Tku)

Orta-Üst Triyas yaşlı kalın dolomitlerden oluşan formasyon, Günay ve diğ.(1982) tarafından adlandırılmıştır. Kuyubaşı dolomitinin yüzeylenen mostraları, kuzeydoğudaki Karacahisar kubbesinde ve doğudaki Anamas-Akseki otoktonunda gözlenen Menteşe dolomiti ve Leylek kireçtaşlarına kısmen karşılık gelir. Birim masif, orta-kalın tabakalı, bazen belirsiz kalın tabakalı, aşınma yüzeyi gri, kırılma yüzeyi gri, bej, krem, koyu gri, kirli beyaz vb. renklerde, iri taneli, bazen ince-orta taneli, yer yer dağılgan dolomitlerden oluşur. Sık erime boşluklu olan bu dolomitlerle birlikte yer yer dolomatik kireçtaşı düzeyleri de görülebilir. Alt ilişkisi gözlenmeyen Kuyubaşı dolomitinin tabanında olası Ait Triyas yaşlı kırıntılı kayalar saptanmıştır. (Demre-1 sondajı, TPAO). Birim üstte Beydağları formasyonu ile geçişlidir.

TPAO tarafından yapılan Demre-1 sondajında, birimin yaklaşık 2200 metre kalınlıkta olduğu görülmüştür. Birimin yanal yönde Menteşe dolomiti, Leylek kireçtaşı, Tilkideliği formasyonu ve kasımlar formasyonuna geçtiği sanılmaktadır. Üst düzeylerinde Megalodon sp. Bulunan Kuyubaşı dolomitini kesen sondajda (Alakır1, MTA) Involutina sp.‘ler saptanmıştır. TPAO tarafından gerçekleştirilen Demre-1 sondajında tabanında olası Alt Triyas yaşlı kırıntılı kayaların bulunması ve yukarıdaki fosillere göre birim, Orta-Üst Triyas yaşlı kabul edilmiştir. Kuyubaşı dolomiti sığ karbonat şelf ortamında çökelmiştir.

JURA-KRETASE

Beydağları Formasyonu (Kb)

Jura-Kretase yaşlı neritik kireçtaşlarından oluşan formasyon, Günay ve diğ. (1982) tarafından adlandırılmıştır. Formasyonun üst düzeyindeki Globotruncanalı mikritler, yer yer Tekkeköy üyesi olarak haritalanmıştır. Beydağları formasyonu orta-kalın tabakalı, açık kahve, bej, gri, krem, açık gri, bazen koyu gri renklerde neritik kireçtaşlarından oluşur. Malm yaşlı düzeylerinin ooliti ve pelletli oluşları karakteristiktir. Tabanında bazen dolomitleşme yaygındır. Bazen Alt Kreatase yaşlı kesiminde ince-orta tabakalı, gri, koyu gri, renkli, bitümlü düzey görülür. Beydağları formasyonunun üst düzeylerinde gri renkli, bitümlü düzey görülür. Beydağları formasyonunun üst düzeylerinde (SenomaniyenTüroniyen) rudist yama resifleri yaygın olarak izlenir. Birim yer yer dolomit ve kireçtaşı
ara düzeyleri kapsar. Formasyonun değişik kesimlerinde makro fosil izleri bulunur.

Tekkeköy üyesi (Kbt)

Genel ve diğ. (1989) tarafından Elmalı güneyinde adlanan birim, Globotruncanalı mikritlerden oluşur. Tekkeköy üyesi, kuzeydoğuda, Karacahisar kubbesindeki Eşekini kireçtaşlarına kısmen karşılık gelir. Çalışma alanında, Beydağları formasyonunun üst yaş sınırı Senomanyen‘dir (olası Turoniyen‘i kapsayabilir). Tekkeköy üyesi, alt ilişkisi uyumsuzluk gösterdiğinden ve Beydağları formasyonu ile aralarında stratigrafik boşluk bulunmasından dolayı ayrı bir formasyon olarak da ele alınabilir. Birim ince-orta tabakalı, bazen kalın tabakalı, yer yer kalsitürbit ara düzeyli, bej, kremgri, yeşilimsi gri, pembe, kırmızı, kirli sarı vb. renklerde yer yer bol Globotruncanalı, bazen çört yumrulu kireçtaşlarından oluşur. Birim üstte Çamlıdere olitostromu ile geçişlidir. Çalışma alanında kalınlığı 0-300 metre arasında değişir. Altta Kuyubaşı dolomiti ile geçişli olan Beydağları formasyonunun Tekkeköy üyesi ile olan ilişkisi uyumsuzluk gösterir ve genelde aralarında stratigrafik bir boşluk vardır.

Tekkeköy üyesi üstte Çamlıdere olistostromu ile geçişlidir. Beydağları formasyonunun kalınlığı 3000 metreyi aşar. Beydağları formasyonunun neritik kireçtaşları Jura-Senomaniyen yaşlı, Tekkeköy üyesi ise senoniyen yaşlıdır. Birimin neritik kireçtaşları bazen Turoniyen‘i kapsayabilir. Tekkeköy üyesi ise bazen Üst Kampaniyen-Maastrihtiyen yaşlıdır. Birim Liyas-Seomaniyen döneminde sığ karbonat şelf ortamında, Senoniyen döneminde ise derin Şelf-yamaç ortamında çökelmiştir.

PALEOSEN

Çamlıdere Olistostromu (Tpç)

Altta killi kireçtaşı, marn, kiltaşı ve kumtaşı, üstte değişik boyutta olistoliti kırıntılardan oluşan formasyon, Poisson (1977) tarafından adlandırılmıştır. Birimin tabanında ince-orta tabakalı, bej, krem, gri, kirli sarı, yeşilimsi gri, pembe vb. renklerde killi kireçtaşı, marn, kiltaşı, silttaşı, kalkarenit, kumtaşı gibi kaya türleri bulunur. Üstte Antalya napları ve Beydağları formasyonundan türmiş olistostrom yer alır. Kaotik karakterde olan bu üst düzeyde matriks bazen kumtaşı-kiltaşı, bazen de konglomeradır. Çamlıdere olistostromu üstte bazı kesimlerde Antalya napları ile tektonik, bazı kesimlerde ise Küçükköy formasyonu tarafından uyumsuz olarak örtülür. Birimin kalınlığı 0-200 m arasında değişir. Birim Daniyen yaşlı kabul edilmiştir. Formasyon Antalya naplarının yerleşimine bağlı olarak naplarının ön cephesinde, aktif havza ortamında çökelmiştir.

EOSEN

Küçükköy Formasyonu (Tek)

Kiltaşı, marn, sittaşı, kumtaşı, killi-kumlu kireçtaşı ve kireçtaşlarından oluşan ormasyon, Poisson tarafından adlandırılmıştır. Küçükköy formasyonunun bazı alanlarda Paleosen-Alt Eosen yaşlı kayaçlarla olan kaya türü benzerliği ve tektonikle karışmış olması nedeniyle ayırt edilmesi güçtür. Formasyon ince-orta kalın tabakalı, kirli beyaz, kirli sarı, gri, krem bej, yeşilimsi gri, pembe, kırmızı renklerde, kalkarenit, kumtaşı, kireçtaşı ara seviyeli kiltaşı, silttaşı, marn, killi kireçtaşı vb. kaya türlerinden oluşur. Tabanında bazen konglomeralar bulunur. Alt ilişkisi açısal uyumsuz olan Küçükköy formasyonu, üstte Karabayır formasyonu tarafından açısal uyumsuz olarak örtülür. Kalınlığı 0-500 metre arasında değişir.Formasyon Üst Lütesiyen-Priaboniyen yaşlıdır. Birim yamaç-havza ortamında çökelmiştir.

MİYOSEN

Karabayır Formasyonu (Tmk)

Algli kireçtaşlarından oluşan formasyon, Poisson ve Poignot (1974) tarafından adlandırılmıştır. Formasyon Sütçüler güneyinde Antalya napları üzerinde de izlenir. Birim orta-kalın tabakalı, gri, bej, krem, kirli sarı, yersel koyu gri renkli algli kireçtaşlarından oluşur. Tabanında bazen konglomera veya konglomeratik kireçtaşı görülebilir. Alglerin kıt olduğu yerlerde veya düzeylerde mercan yığışımları yaygındır. Yer yer Lameli, Gastropod, Ekinid gibi makro fosillidir. Formasyon üstte killi kireçtaşları ile sonlanır. Alt ilişkisi açısal uyumsuz olan Karabayır formasyonu, üstte Karakuştepe formasyonu ile geçişlidir. Kalınlığı en fazla 400 metredir. Karabayır formasyonu batıda tanımlanan Sinekçi formasyonunun Burdigaliyen yaşlı olmasıdır. Formasyon, Akitaniyen-Alt Burdigaliyen yaşlıdır. Formasyon sığ karbonat şelf ortamında çökelmiştir.

Karakuştepe Formasyonu (Tmkt)

Genelde kumtaşı, kiltaşı ve silttaşı ardalanmasından oluşan formasyon, Poisson (1977) tarafından adlandırılmıştır. Formasyon Sütçüler güneyinde Antalya napları üzerinde de izlenir. Ancak bu alanda birimin egemen kaya türünü kiltaşları oluşturur. Birim inceorta-kalın tabakalı; gri, yeşil, bej, krem, açık kahve renkli kumtaşı, kiltaşı, silttaşı ardalanmasından oluşur. Birim içinde killi-kumlu kireçtaşı, konglomera, marn gibi düzeylerde görülebilir. Alttan Karabayır formasyonu ile tedricigeçişli olan Karakuştepe formasyonunun üst ilişkisi çalışma alanında tektoniktir. En fazla 600 metre kalınlıktadır. Formasyon Burdigaliyen yaşlıdır. Ancak bazı alanlarda Alt Langiyen‘i de kapsar. Türbidit akıntılarının etkin olduğu yamaç-havza ortamında çökelmiştir.

ANTALYA NAPLARI

Antalya napları, Lefevre (1967) tarafından tanımlanmıştır. Brunn ve diğ. (1971) tarfından Alt nap (Çataltepe ünitesi), Üst nap (Tahtalıdağ ünitesi)olarak bölümlendirilen Antalya napları, daha sonra Şenel ve diğ. (1992,1996) tarafından Çataltepe napı, Alakırçay napı, Tahtalıdağ napı ve Tekirova ofiyolit napı olarak yeniden bölümlendirilmiştir. şnceleme alanında Antalya naplarına ait Alakırçay napı, Tahtalıdağ napı ve Tekirova ofiyolit napı yüzeylenir.

Alakırçay Napı

Alakırçay ve Kumluca birimlerinden oluşan Alakırçay napı yapısal olarak Çataltepe napı üzerinde, Tahtalıdağ napı altında bulunur. Alakırçay napı, bölgede Alakırçay biriminin Alakırçay grubuna ait kaya birimleri ile temsil edilir. Kumluca birimine ait kaya birimleri bölgede izlenmez.

Alakırçay Grubu

Şenel ve diğ. (1981) tarafından adlandırılan grup; Üst Aniziyen-Noriyen yaşlı, yanal ve düşey yönde birbirleri ile girik Halobiali mikrit, çörtlü mikrit, radyolarit, çört, şeyl, bitkili kumtaşı, yastık yapılı bazalt, spilit, spilitleşmiş bazalt vb. kaya türlerinden oluşur. Alakırçay grubu aşırı kıvrımlanma ve faylanma nedeniyle çok fazla karışmış ve kaotik bir yapı kazanmıştır. Bu nedenle birim içinde formasyonların ayırdı güçtür. Grup içindeki radyolarit ve çörtler, Tesbihli formasyonu; çörtlü mikrit ve halobiali mikritler, Gökdere formasyonu; bitkili kumtaşı ve Şeyller, Çandır formasyonu; bazik volkanitler ise Karadere formasyonu olarak egemenkaya türüne göre yer yer ayırtlanmaya çalışılmıştır.

Yanal ve düşey yönde birbiriyle girik olan ve aşağıda anlatılan Gökdere, Tesbihli, Çandır ve Karadere formasyonlarından oluşan Alakırçay grubunda, Çandır formasyonu diğer formasyonlara oranla daha yaygındır. Bölgede Alakırçay grubunda özellikle Çandır formasyonunda değişik boyutta heyelanlar yaygındır. Üsr Aniziyen Noriyen yaşlı kabul edilen Alakırçay grubu üstte Keçili formasyonu tarafından uyumsuz olarak örtülür. Birim; Aniziyen ortalarında platformun parçalanamsı sonucu gelişmiş çöküntülerde; ortalama bazik volkanizmanın eşlik ettiği duraysız havza ortamında çökelmiştir.

Tesbihli Formasyonu (Trat)

Genelde tabakalı çörtlerden oluşan birim, Kalafatçıoğlu (1973) tarafından adlandırılmıştır. Çoğunlukla Alakırçay grubunun tabanında bulunmasına karşın yer yer diğer formasyonlar içinde daha ince seviyeler halinde de bulunabilir. Bazı alanlarda Jura-Kretase yaşlı tabakalı çörtlerden (Ballık fm.) birimin ayırdı güçtür. Tesbihli formasyonu ince-orta tabakalı, çoğun kırmızı, kızıl kahve renkli; yersel yeşil, gri, kirli sarı, siyah, mavi renklerde radyolarit, çört ve şeyllerden oluşur.

Bu tabakalı çörtler daonella‘lı oluşları ile tanınır ve seyrek Halobia izleri içerir. Birimin tabanında ve tavanında çörtlü kireçtaşları olağandır. Yersel sinsedimenter kıvrımlar içerir. Tesbihli formasyonu yanal ve düşey yönde Çandır ve Gökdere formasyonları ile geçişli; Karadere formasyonu ile ilksel ilişkilidir. Kalınlığı 20-70 metre arasında değişir. Birim Daonella indica BITTNER (det: S. Frenex, Kalafatçıoğlu 1973‘den) ve Muellertortus cochleafa (NAKAZAWA ve NIHIMURA), Triassacampe spp. Radyolarya (det: K.Tekin) formlarını kapsaması nedeniyle Ladiniyen yaşlı kabul edilmiştir. Birim, volkanizmanın zaman zaman etkin
olduğu havza ortamında çökelmiştir.

Gökdere Formasyonu (Trag)

Plaket görünümlü Halobia‘lı kireçtaşlarından oluşan formasyon, Kalafatçıoğlu (1973) tarafından adlandırılmıştır. Alakırçay grubunda her seviyede bulunabilir. Tahtalıdağ napında, Üst Anizyen-Noriyen kayaları, genelde Gökdere formasyonu ile temsil edilir. Gökdere formasyonu ince-orta tabakalı, bej, krem gri renkli, plaket görünümlü, çoğun çört yumrulu, bol Radyolarya‘lı, yersel Halobialı kireçtaşlarından oluşur. Yersel kalkarenit, şeyl, tabakalı çört, tüfit, yastık lav ara seviyeleri kapsar. Yer yer Ammoniticorosso fasiyesinde (hallstatt fasiyesi) ammonitli kırmızı kireçtaşı seviyesi içerir. Seyrek diyabaz dayklıdır. Yanal ve düşey yönde Tesbihli ve Çandır formasyonları ile geçişli, Karadere formasyonu ile ilksel ilişkilidir. Kalınlığı 10-350 metre arasında değişir. Bol Halobia, yersel Ammonit izleri kapsayan Gökdere formasyonunun yaşı Üst Aniziyen-Noriyen kabul edilmiştir. Formasyon, volkanizmanın zaman zaman etkin olduğu, duraysız havza ortamında çökelmiştir.

Çandır Formasyonu (Traç)

Bitkili kumtaşı ve şeyllerden oluşan formasyon, Kalafatçıoğlu (1973) tarafından adlandırılmıştır. Formasyon ince-orta-kalın tabakalı, gri, açık gri, yeşil, sarımsı kahve renklerde kumtaşı, silttaşı ve kiltaşlarından oluşur. Yer yer konglomera, kireçtaşı, killikumlu kireçtaşı bant ve mercekli, yersel volkanit ara seviyelidir. Kumtaşları bazen bitki yığışımlı olup, kuvars, kuvarsit, karbonat ve volkanit elemanlıdır. Kiltaşları yapraklanma gösterir. Türbitidik özellikte kırıntılı kayaçlardan oluşan Çandır formasyonu, Alakırçay grubundaki diğer formasyonlardan daha geniş alanlar kaplar.

Birim yanal ve düşey yönde Gökdere ve Tesbihli formasyonları ile geçişli, Karadere formasyonu ile giriktir. 150-450 metre arasında değişen kalınlık gösterir. Kireçtaşı düzeylerinde Halobia sp., kumtaşlarında silsifiye tüpler (Torlessia mackeyi BATHER) bulunur. Mikro fauna saptanamayan birim, Alakırçay grubunun diğer formasyonları ile olan girikliği ve stratigrafik konumuna göre Üst Aniziyen-Noriyen yaşlı kabul edilmiştir. Formasyon, volkanizmanın ve türbitid akıntılarının etkin olduğu havza ortamında çökelmiştir.

Karadere Formasyonu (Trak)

Bazik volkanitlerle temsil edilen birim, Juteau ve Marcoux (1973) tarafından adlandırılmıştır. Birim, koyu kahve, kızıl, yeşilimsi siyah, yeşilimsi gri renkli, yastık yapılı alkalin nitelikte (Juteau, 1975) bazalt, spilit ve spilitleşmiş bazaltlardan oluşur. Yersel tabakalı çört, mikrit ve şeyl ara seviyelidir. Yer yer aglomera seviyeleri kapsar. Birimin üst düzeylerinde seyrek de olsa kızıl renkli ammonitli kireçtaşı mercekleri bulunur. Formasyonun egemen kaya türünü oluşturan bazaltlar, plajioklas/andezin, ojit ve titanlı olivin kapsar.Ayrıca az miktarda titanomagnetit ve lösit içerir. Yer yer diyabaz dayklıdır. Alakırçay grubunun

Karadere formasyonunu oluşturan volkanitlerin üzerinde yer yer Jura-Kretase yaşlı neritik kireçtaşları çökelmiştir. Platform tipi bu karbonatların Tahtalıdağ napının ana kütlesini oluşturan Jura-Kretase yaşlı platform tipi karbonatlardan ayırımı zordur. Karadere formasyonu yanal ve düşey yönde Gökdere, Tesbihli ve Çandır formasyonları ile giriktir. 0-700 metre arasında değişen kalınlık gösterir. Strtigrafik konumuna göre birim Ladiniyen-Noriyen yaşlıdır. Karadere formasyonu, Aniziyen sonu, Ladiniyen başında platformun parçalanması sonucu açılmaya (riftleşmeye) bağlı olarak gelişmiş ve volkanizma Noriyen sonlarına kadar sürmüştür.

Keçili Formasyonu (Kk)

Bloklu flişle temsil edilen formasyon, Juteau (1975) tarafından Keçili detritikleri, genel ve diğ. (1981) tarafından ise Keçili formasyonu olarak adlandırılmıştır. Keçili formasyonu Antalya naplarını oluşturan tüm yapısal birimlerde bulunur. Birim bol ofiyolit kırıntısı ve olstolitler içermesi ile tanınır. Alakırçay napında Keçili formasyonunun
tabanında, yer yer bol ofiyolit kırıntılı kumtaşı, konglomera, kiltaşı, yer yer de kalsitürbitid ara seviyeli mikrit, çörtlü mikrit, killi kireçtaşı ve marnlar bulunur. Birim üstte bol ofiyolit kırıntılı kumtaşı, konglomera, silttaşı ve kiltaşları kapsar. Bu kırıntılı kayalar içinde değişik boyutta, Antalya naplarından türemiş bloklar izlenir. Formasyonda bazen monojenik konglomera düzeyleri, bazen de köşeli çakıllı breşler görülür.

Keçili formasyonu içinde ara düzeyler halinde mikrit, killi-kumlu kireçtaşı ve marnlar yer alır. Tahtalıdağ napında birim, bazen kalsitürbitid veya kirçtaşı elemanlı breşlerde, bazen de polijenik konglomeralarla başlar. Bunlar üzerinde mikrit, killi mikrit, kumlu kireçtaşı, marn ve kiltaşları vb., daha üstte ise Antalya naplarından türemiş bloklar içeren kumtaşı görünümündedir. Sık sık moloz akmalarının yanı sıra sinsedimenter kıvrımlanma, kırılma, v.b. tektonik yapılar gösterir. Alt ilişkisi uyumsuzluk gösteren formasyonun üst ilişkisi tektoniktir. Kalınlığı 0-670 metre arasında değişir. Keçili formasyonu Üst Kampaniyen-Maastrihtiyen yaşlı kabul edilmiştir. Birim yatay hareketlerin etkin olduğu duraysız havza ortamında çökelmiştir.

TAHTALIDAĞ NAPI

Tahtalıdağ napı yapısal olarak Alakırçay napı üzerinde bulunur. Genelde Kambriyen-Üst Kretase yaşlı platform tipi çökeller kapsar. Mesozoyik boyunca kıyı ötesi platform alanlarını temsil eder. Jura-Kretase yaşlı platform karbonatlarını kapsaması ile diğer naplardan ayrılır. Ancak Alakırçay napında özellikle Karadere formasyonu üzerinde ilksel ilişkili olarak bulunan Jura-Kretase yaşlı platform karbonatlarının Tahtalıdağ napındaki özdeş yaşlı karbonatlarından ayırdı güçtür. Bu karbonatlar da Tahtalıdağ napına dahil edilmiştir.

Az çok birbirinden farklı stratigrafik özellikler gösteren yapısal birimlerden oluşan (Marcoux, 1979, Şenel ve diğ. 1992) Tahtalıdağ napındaki yapısal birimlerin ayırdı bu alanda yapılamamıştır. Bu nedenle Tahtalıdağ napı genelleştirilmiş stratigrafik dikme kesit düzenine göre anlatılacaktır. Bu alanda Tahtalıdağ napına ait Üst Kambriyen-Alt Ordovisiyen yaşlı seydişehir formasyonu, Alt-Orta Devoniyen yaşlı Güneyyaka formasyonu, Üst Permiyen yaşlı Pamucakyayla formasyonu, Dinek formasyonu ve Kızılbağ formasyonu, skitiyen-Alt Aniziyen yaşlı Kesmeköprü formasyonu, Üst Aniziyen-Noriyen yaşlı Gökdere formasyonu (Alakırçay grubu) ile Resiyen-Senmaniyen yaşlı Tekedağ formasyonu yüzeylenir.

Seydişehir Formasyonu (EOs)

Kumtaşı ve şeyllerden oluşan formasyon, Seydişehir bölgesinde Blumenthal (1947) tarafından adlşandırılmıştır. Formasyon ince-orta-kalın tabakalı, gri, yeşilimsi gri, sarımsı kahve renkli kumtaşı, silttaşı ve kiltaşlarından oluşur. Bazı kumtaşı tabakaları kuvarsitik kumtaşı (subarkoz) özelliğindedir. Bunlarda bazen Cruziana iz fosilleri ve trilobit kavkı parçaları bulunur. Silt ve kiltaşları yapraklanmış olup, şeyl karakteri kazanmıştır. Bol mikalı oluşları ile tanınırlar. Formasyonun alt ilişkisi tektoniktir. Çalışma alanında AltOrta Devoniyen kayaları tarafından uyumsuz olarak örtülür. Üst Ordovisiyen yaşlı Sarıyardere formasyonu ile ilişkisi belirlenememiştir. Yaklaşık 350 metre kalınlık gösterir. Seydişehir formasyonu, Cruziana rugosa iz fosillerine, stratigrafik konumuna ve bölgesel korelasyona göre Üst Kambriyen-Alt Ordovisyen yaşlıdır. Birim bulantı akıntılarının etkin olduğu yamaç-havza ortamında çökelmiştir.

Güneyyaka Formasyonu (Dg)

Genelde dolamitlerden oluşan formasyon, Akseki güneyinde Demirtaşlı (1987) tarafından adlanmıştır. Birim orta kalın tabakalı, gri, koyu gri, yeşilimsi gri, kirli sarı renklerde, ince-orta taneli dolomit ve kumlu dolomitlerden oluşur. Tabanında kuvarsitik kumtaşı (subarkoz), silttaşı ve kiltaşları görülebilir. Güneyyaka formasyonu, Seydişehir formasyonu üzerinde uyumsuz olarak bulunur. Üst ilişkisi bu alanda belirlenememiştir. Yaklaşık 350 metre kalınlık gösterir. Formasyon, Alt-Orta Devoniyen yaşlı kabul edilmiştir. Birim, sığ karbonat şelf ortamında çökelmiştir.

Pamucakyayla Formasyonu (Pp)

Kuvarsitik kumtaşı ve kömürlü şeyllerden oluşan formasyon, Şenel ve diğ. (1981) tarafından adlandırılmıştır. Orta-kalın tabakalı, kirli sarı, bej, krem, pembe, kirli beyaz renkli kuvarsitik kumtaşlarından oluşan formasyon içinde siyah, koyu gri, yeşilimsi gri renkli, taşkömürü seviyeli şeyller bulunur. Pamucakyayla formasyonu üstte Dinek formasyonu ile tedrici geçişlidir. Yaklaşık 360 metre kalınlık gösterir. Birim, stratigrafik konumuna göre Üst Permiyen yaşlı olmalısır. Birim kıyı gerisi-kıyı ortamında çökelmiştir.

Dinek Formasyonu (Pd)

Mizzialı kireçtaşlarından oluşan formasyon, Kalafatçıoğlu (1973) tarafından adlandırılmıştır. Formasyon, orta-kalın tabakalı, yersel ince tabakalı, koyu gri, siyah, siyahımsı gri renkli kireçtaşlarından oluşur. Birim sık mizzialı oluşu ile tanınır. Bol makro fosil kalıntılı olup, çok ince şeyl düzeyleri ile dolomit ve dolomitik kireçtaşı düzeyleri kapsar. Sert ve sık çatlaklıdır. Çatlaklar kalsit veya asfaltit dolguludur. Üst ilişkisi Kesmeköprü formasyonu ile uyumsuz olup, kalınlığı yaklaşık 280 metredir. Brachiapod, mercan vb. makro fosil izleri içeren birim, Üst Permiyen yaşlıdır. Birim, sığ karbonat şelf ortamında çökelmiştir.

Kızılbağ Formasyonu (Trke)

Genelde dolomitlerden oluşan formasyon, akseki güneyinde Demirtaşlı (1987) tarfından adlandırılmıştır. Kızılbağ formasyonu yoğun dolomit kapsaması ile Dinek formasyonundan ayrılır. Orta kalın tabakalı gri, koyu gri, siyahımsı gri renkli dolomit ve dolomitik kireçtaşlarından oluşur. Birim içinde ince mizzialı kireçtaşı seviyeleri bulunur. Birimin alt ilişkisi çalışma alanında belirsizdir. Akseki güneyinde Alt-Orta Devoniyen yaşlı kayaçlar üzerinde uyumsuz olarak bulunur (Şenel ve diğ. 1992, 1996). Üstte Kesmeköprü formasyonu tarafından uyumsuz olarak örtülür. Formasyon yaklaşık 250 metre kalınlıktadır. Birim Üst Permiyen yaşlıdır. Birim sığ şelf karbonat şelf ortamında çökelmiştir.

Kesmeköprü Formasyonu (Trke)

Genelde alacalı marnlardan oluşan formasyon, Marcoux (1977) tarafından adlandırılmıştır. Birim, ince-orta tabakalı, kirli sarı, yeşil, gri, pembe, kırmızı, bej renklerde ince kireçtaşı ara düzeyli marn, kiltaşı ve killi kireçtaşlarından oluşur. Yer yer jips mercekleri kapsar. Formasyon içinde değişik kalınlıkta vermiküler kireçtaşı seviyeleri bulunur. önce kireçtaşı düzeyleri bol lameli kavkı yığışımlıdır. Yer yer cüce gastropod izleri içerir. Üstten Gökdere formasyonu tarafından yersel uyumsuz olarak örtülen Kesmeköprü formasyonu yaklaşık 350 metre kalınlığındadır. Kesmeköprü formasyonu formlara göre Skitiyen-Alt Aniziyen yaşlı kabul edilmiştir. Birim, sığ şelf (Gelgit ortamı) ortamında çökelmiştir.

Tekedağı Formasyonu (JKt)

Neritik kireçtaşlarından oluşan formasyon, Şenel ve diğ. (1981) tarafından adlandırılmıştır. Orta-kalın tabakalı, bej, krem, kirli sarı, açık gri, açık kahve renkli, yersel pembe, kirli beyaz renkli neritik kireçtaşlarından oluşur. Tabanında yer yer dolomit veya megalodonlu ve mercanlı kireçtaşları kapsar. Üstte dolomit ve dolomitik kireçtaşı seviyeleri görülebilir. Birimin Malm seviyesinde oolitik kireçtaşları belirgindir. Alt Kretase kayalarında yer yer ince bitümlü laminalı seviyelere veya kıymıksı ayrıllmalı kireçtaşlarına rastlanır. Üstte rudistli kireçtaşları ve rekristalize kireçtaşları yaygındır. Üstte Keçili formasyonu tarafından uyumsuz olarak örtülür. Yaklaşık 1200 metre kalınlık gösterir. Birim, Resiyen-Senomaniyen yaşlıdır. Birim kıyı ötesi platform ortamında çökelmiştir.

TEKİROVA OFİYOLİT NAPI

Yapısal konumu tartışmalıdır. Ancak üst nap olarak kabul edilir. Kırkdirek formasyonu ve Tekirova ofiyolitinden oluşan Tekirova ofiyolit napı, bu alanda Tekirova ofiyoliti ile temsil edilir.

Tekirova Ofiyoliti (Kto)

Mafik ve ultramafik kayalardan oluşan birim, Juteau (1975) ve Reuber (1982) tarafından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Tekirova ofiyoliti serpantinit, lerzolitik harzburgit, masif harzzburgit, bantlı harzburgit, dunit, kromlu dunit, verlit, piroksenit, plajioklaslı verlit, tabakalı gabro, izotropik gabro, plajiogranit, diyabaz dayk karmaşığı ve izole diyabaz dayklardan oluşur. Reuber (1982), Tekirova ofiyoliytini egemen kaya türüne göre haritalamıştır.

Harzburgitler (Ktoh)

Genelde lerzolitik harzburgit, masif harzburgit ve bantlı harzburgitlerden oluşur. Yer yer serpantinleşmiş harzburgit ve dunit, serpantinit, dunit vb. kayalar kapsar.

Dunitler (Ktod)

Genelde dunitlerden oluşur. Birim harzburgit, dunit bantları veya serpantinleşmiş dunitler kapsar. şzole diyabaz daykları ile birlikte az oranda harzburgit, piroksenit, verlit vb. kayalar da içerir.

Gabrolar (Ktod)

Tabakalı gabro ve izotropik gabrolardan oluşur.

Gabro ve diyabazlar (Ktogd)

Gabro ve dayk kompleksinden oluşur. Tekirova ofiyoliti Üst KampaniyenMaastrihtiyen‘de kıtasal kabuğa bindirmiştir. Oluşum yaşının Kretase (Üst) olduğu varsayılır.

NEOOTOKTON ÖRTÜ KAYALARI

Antalya napları üzerinde, Burdagliyen yaşlı kiltaşı ve kalsitürbiditlerden oluşan Kiriş formasyonu, Üst Burdigaliyen-Serravaliyen (?Tortoniyen) yaşlı kumtaşı, kiltaşı, silttaşı ve konglomeralardan oluşan Karpuzçay formasyonu ve Messiniyen yaşlı kırıntılı karbonatlardan oluşan Taşlık formasyonu; Pliyosen yaşlı; Gebiz kireçtaşı, Yenimahalle formasyonu ve Kurşunlu formasyonu; Kuvaterner yaşlı Antalya traverteni, Belkıs konglomerası, alüvyonlar, yamaç molozu, birikinti konileri, kumul ve plaj oluşukları bölgenin neootokton örtü birimleridir.

MİYOSEN

Kiriş Formasyonu (Tmki)

Kiltaşı ve kalsitürbitidlerden oluşan birim, bu haritanın hazırlanması aşamasında adlandırılmıştır. Kiriş formasyonu ince-orta-kalın tabakalı, krem, kirli beyaz, kirli sarı renkli kalkarenit, killi kireçtaşı, kiltaşı, marn ve kireçtaşlatından oluşan formasyon türbitidik özelliktedir. Tekirova ofiyoliti üzerinde uyumsuz olarak bulunur. Üstte Antalya traverteni tarafından uyumsuz olarak örtülür. Yaklaşık 300 metre kalınlık gösterir. Birim Burdigaliyen yaşlıddır.Birim yamaç havza ortamında çökelmiştir.

Karpuzçay Formasyonu (Tmkp)

Kumtaşı, kiltaşı, silttaşı vb. kaya türlerinden oluşan formasyon Akay ve diğ. (1985)tarafından adlandırılmıştır. Poisson (1977) birimi Kargı molası olarak adlandırılmıştır. Önce-orta-kalın tabakalı, gri, yeşilimsi gri, kirli sarı, yeşil, bej, krem renkelrde kumtaşı, kiltaşı ve silt taşlaından oluşur. Yer yer, özellikle alt düzeylerde kalsitürbitid, killi, kumlu kireçtaşı vb. düzeyler içerir. Alt seviyelerinde mercan, gastropod, lameli vb. organizma kalıntıları bulunur. Karpuzçay formasyonunun çalışma alanında alt ilişkisi izlenemez. Kuzey paftalarda Beydağları otoktonu ile Antalya napları üzerinde açısal uyumsuz olarak bulunur (Poisson, 1977). Doğuda ise Geceleme marnları ile geçişlidir (Akay ve diğ.,1985). Bu alanda üstten Gebiz kireçtaşı ve Taşlık formasyonu tarafından açısal uyumsuz olarak örtülür. Yaklaşık 2050 m. Kalınlık gösterir (Akay ve diğ., 1985). Karpuzçay formasyonu, Üst Burdigaliyen-Serravaliyen yaşlıdır. Olası Alt Tortoniyen‘i kapsar. Birim, önce şelf daha sonra yamaç ve havza ortamında çökelmiştir.

Taşlık Formasyonu (Tmt)

Killi-kumlu kireçtaşı ve kireçtaşı bloklarından oluşan formasyon, Akay ve diğ. (1985) tarafından adlandırılmıştır. Tüf, laminalı killi kireçtaşı ve kireçtaşı elemanlı konglomeralardan oluşur. Birim, gastropod, lamelli kavkılı ve yaprak izlidir. Karpuzçay formasyonu üzerinde uyumsuz olarak bulunur. Yaklaşık 50 metre kalınlığa ulaşan birimin Messiniyen yaşlı olduğu belirtilir (Akay ve diğ., 1985). Formasyon; kıyı fasiyesinde çökelmiştir.

PLİYOSEN

Gebiz Kireçtaşı (Plg)

Genelde resifal kireçtaşlarından oluşan formasyon, Poisson (1977) tarafından adlandırılmıştır. Masif ve orta-kalın tabakalı, gri, sarımsı gri, açık yeşil, pembe, kirli sarı, bej renklerde kireçtaşlarından oluşur. Bol miktarda alg, mercan, lamelli, gastropod yığışımları ile oncoidli kireçtaşları kapsar. Miliolidaelı seviyeler de içeren kireçtaşları gözenekli yapı sunar. Gebiz kireçtaşı Antalya napları ve Karpuzçay formasyonu üzerinde uyumsuz olarak bulunur. Üstte Yenimahalle formasyonu ile tedrici geçişlidir ve yanal yönde Eskiköy formasyonuna geçer. Yaklaşık 50 metre kalınlığı izlenir. Birim, Üst Messiniyen-Alt yaşlıdır. Birim sığ şelf ortamında çökelmiştir.

Yenimahalle Formasyonu (Ply)

Kiltaşı, silttaşı ve kumtaşlarından oluşan formasyon, Akay ve diğ. (1985) tarafından adlandırılmıştır. İnce-orta-kalın tabakalı ve yer yer laminalı gri, yeşilimsi gri, kirli sarı, bej, krem renkelrde marn, kiltaşı, silttaşı ve kumtaşlarından oluşur. Yer yer killi-kumlu kireçtaşı seviyeleri kapsar. Lamelli gastropod vb. organizma izlidir. Birim üstte Alakilise formasyonu ile geçişlidir. Yaklaşık 150 metre kalınlık gösterir. Formasyon, Alt Pliyosen yaşlıdır. Birim derin şelf ortamında çökelmiştir.

Kurşunlu Formasyonu (Plk)

Konglomera, kumtaşı ve çamur taşlarından oluşan formasyonu, Akay ve diğ. (1985) Alakilise formasyonu olarak adlandırılmıştır. Ancak kuzeyde Karahisar kubbesinde Alakilise kireçtaşı (Dumont ve Kerey, 1975; Dumont, 1976; Şenel ve diğ., 1992, 1996) adıJura-Kretase yaşlı kireçtaşları için yaygın olarak değiştirilmiştir. İnce-orta-kalın tabakalı ve çapraz tabakalanmalı, kızıl, kızıl kahve, gri, yeşil renklerde kumtaşı ve konglomeralardan oluşur. Lamelli ve gastropod kavkıları kapsar. Yer yer volkanik tüf tabakalıdır. Alttan yenimahalle formasyonu ile uyumlu, üstten Antalya traverteni tarafından uyumsuz olarak örtülür. Yaklaşık 150 metre kalınlık gösterir. Üst Pliyosen yaşlı kabul edilen formasyon, altta kıyı, üstte yelpaze ortamında çökelmiştir.

KUVATERNER

Antalya Traverteni (Qa)

Poisson (1977) tarafından tanımlanan birim, tamamen travertenlerden oluşur. Kahve renkli, yer yer ince-orta tabakalı, yersel masif veya kalın tabakalı, sıkerime boşluklu, bazen sıkı dokulu ya da süngerimsi dokuludur. Azami 300 metre kalınlığa ulaşır. Birim Üst Pliyosen-Kuvaterner yaşlı kabul edilmiştir. Büyük su boşalımları sırasında
oluşmuştur.

Travertenlerin Oluşumu

Literatürde Antalya travertenleri olarak giren birim yaklaşık olarak 630 km2‘lik bir alanı kaplamktadır. Ortalama kalınlığı 300 m olan birim karada iki plato şeklinde yüzeylenmiştir. Birinci traverten platosu yaklaşık 40 m kotundan başlayarak kuzeye doğru 10 km uzanarak 150 m kotuna ulaşır. İkinci plato ise 250-300 m kotuna kadar ulaşmaktadır. Deniz tabanı batimetri haritalarına göre bir diğer platonun deniz içerisinde yaklaşık 2,5 km devam ettiği ve 50 m yüksekliğinde bir falez oluşturduktan sonra derinlere daldığı saptanmıştır.

Travertenlerin Kimyasal Özellikleri

Genellikle traverten oluşumuna sebep olan kaynak suları yüksek oranda kalsiyum bikarbonat içerirler. Örneğin 23 oC‘de ve normal atmosfer basıncında 1 lt saf suyun taşıyabileceği kalsiyum miktarı 5.4 mg olduğu halde bu değer Pamukkale‘de 442 mg. Kırkgöz kaynaklarında ise 160 mg‘dır. Kalsiyum bikarbonat suların geçtiği formasyonlardaki kalsiyum karbonattan alınır. Kaynaklara yakın çevrede serbest karbondioksit oranı yüksek olduğundan bu çökelme yavaş, kaynaktan uzaklaştıkça azalan karbondioksit nedeni ile çökelme fazladır. Kırkgöz kaynaklarında serbest karbondioksit 105 mg/l, Düden başında 61 mg/l, Düden Şelalesinde 33 mg/l, Güverdüden gölünde ise 17 mg/l‘dir. Pamıkkale‘de 1.000 mg/l‘dir. Normal suların geçtikleri formasyonlarda kalsiyum karbonatı eritebilmeleri içerdikleri karbondioksite bağlıdır.

Yağmur sularının havanın karbondioksitini birlikte sürükleme olanağı vardır. Ancak yapılan araştırmalar havada 0.0003 oranında bulunan karbondioksitin azami 20-30 mg/l kalsiyum eritebileceğini ortaya koymuştur. Oysa yukarıda belirtilen Kırkgöz kaynakları, Düdenbaşı, Düden şelalesi, şüver düden gölünde bu oranda karbondioksitin havanın karbondioksitinden sağlanması olanaksızdır. Çalışmalar su tablası üzerinde ve bitki çürümelerinin oluştuğu toprakta bol miktarda karbondioksitin açığa çıktığını göstermektedir. Yağmur suları bitkisel topraktan süzülürken aldıkları bol karbondioksiti kireçtaşları üzerinde yüksek eritme yeteneğine sahiptir. Bitkisel bir örtüyle kaplı olan Toroslar‘da bol yağışların hakim kayaç olan kireç taşlarında geniş çapta kimyasal aşındırma yapması olağandır.

Karstik Yollar

Bu erimelerle meydana gelen karstik yollar Toroslar‘ın güney eteklerinde kalsiyum bikarbonatça zengin kaynaklar  oluşturmuştur. Görüldüğü gibi kalsiyum bikarbonatın çökelme hızı, karbondioksitin kaçma hızı ile orantılıdır. Sıcaklık artışı, buharlaşma, bitki ve alglerin özümleme yoluyla karbondioksit alması havalandırma gibi nedenler, kalsiyum karbonat çökelmesini artırıcı etkenlerdir. Kırkgöz kaynakları denize kadar 56 mg/l Düden başından çıkan sular ise 20 mg/l kalsiyum çökelmektedir. Bütün suların saturasyon indekslerinin pozitif olması; halen kaynakların aktif bir Şekilde traverten yapmakta olduklarını göstermektedir. Özellikle, Kırkgöz kaynakları ile Düdenbaşı arasında kalsiyum iyonları arasında litrede 36 mg kadar fark bulunması

Kırkgöz kaynaklarından batarak yeraltına devam eden akımın kalsiyum karbonat eritmediğini göstermektedir. Bu bakımdan traverten içindeki erime boşluklarını kaynak sularına bağlamak doğru değildir. Yağışlı zamanlarda havanın karbondioksitini sürükleyerek formasyona giren ve içinde hiç kalsiyum taşımayan yağmur sularının bu tür boşlukları meydana getirdikleri söylenebilir. Kimyasal analizler sonunda Antalya
travertenleri oluşması için gerekli süre 3.5 milyon yıl olarak bulunmaktadır. Ancak yüzey sularının daha oluşum halinde iken yapacakları erezyon etkisi göz önüne alınırsa bu sürenin daha da uzun tutulması gereği ortaya çıkar. Travertenler arasında değişik kalınlıkta marn ve kil seviyeleri geçilmiş ve Düden şelalesine yakın bir kuyuda 42-43.80 m‘ler arasında Candona Sp. Karakteristik Pliosen tatlı su fasiyesine ait fosil bulunmuştur.

Travertenlerin Fizksel Özellikleri

Travertenler bazı yerde ince veya kalın tabakalı, bazı yerde ise tabakasız yapı göstermektedir. Travertenler, su kaynağının laminer akımlı olduğu sığ sularda ince, derin sularda is ekalın tabakalar halinde çökelir. Su kaynağının türbülanslı akımı ise tabakalanma göstermeyen yapılar oluşturmaktadır. Eğik ve engebeli bir yüzey üzerinde akan yoğun sıvılarda, çoğu kez dalgalı bir akım yer almaktadır. Travertenlerdeki gözlemler, ayrı dokulu oluşumların yanal ve düşey yönden geçiler gösterdiğini veya bunların yakın aralıklarla bulunabileceklerini ortaya koymaktadır.

Traverten çökellerinin kaynak kotuna kadar yükselmesi sonucu, yayılma olanağını kaybeden sular, traverten
içinden açtıkları yollarda setin eteğinde yeni kaynaklar oluşturarak yeni çökeller meydana getirirler. Bu tür kaynaklar sonradan daha üst kottaki kaynakların çökelleriyle tamamen örtülmekte ve meydana getirdikleri yer altı su yollarıyla denize veya yer altı suyuna karışmaktadır. Düden çayı, travertenlerin yükselmesiyle gömülen kaynak sularının meydana getirdiği bir yer altı ırmağıdır. Düden çayının giriş noktasıyla, çıkış noktası arasında debisinde görülen 10 m3 /s civarındaki artış, bugün travertenlerle örtülmüş olan eski kaynakların etkisiyle olmalıdır.

Derinden akan yer altı suyunun bu artışa etkili olması beklenemez. Yapılan araştırmalar, traverten oluşumunun başlangıcında çökelme havzasında zaman zaman yüzey sularının etkili olduklarını ve taşıdıkları iri taneli malzemeyi çökelttiklerini göstermiştir. Yağca köyünde 2607 feet derinliğinde açılan petrol sondaj kuyusunda tarverten tabanının 37.50 m üstünde kalınlığı 9 m‘yi bulan konglomeraların varlığı ortaya koymuştur. Düden şelalesi yakınındaki bir sondajda da 82- 106 ve 134-151 m‘ler arasında iki kum-çakıl seviyesi geçilmiştir. Yer yer travertenlerle bağlı olan taneler çok değişik kökenlidir.

Düden santrali

Düden santralinin 6 nolu sondaj kuyusunda 41.5-45 m‘ler arasında geçilen kil ve kavkılı kumların düşey yapılı travertenler içinde bir dere yatağının gömülü olduğunu göstermektedir. Travertenlerde genellikle fosil bulunmamış olmakla beraber Düden santrali için açılan bir sondajda 42-44 m‘ler arasında bol kavkılı bir kum seviyesi kesilmiştir. Kavkıların paleontolojik incelenmesi, içlerinde Pliosen tatlı su fasiyesine ait ―Candona Sp isimli karakteristik fosilin bulunduğunu ortaya koymuştur. Yakın zamanda belirli yollardan akmaya zorlanıncaya kadar traverten çökeltmeye devam eden sular, yollarının kendi çökelleriyle tıkanması veya devam eden epironejik hareketlerin hazırladığı olanaklar nedeni ile, yayılma alanını genişletmiştir. Pliyosenin karakteristik fosili traverten kalınlığının yaklaşık olarak 1/3‘ünde bulunmu tur. Travertenlerin üniform bir hızla oluştuğu kabul edilerek bu veri değerlendirilirse oluşumun en geç 7 milyon yıl önce başladığı ve 1 milyon önce büyük ölçüde bugünkü hacmi tamamladığı söylenebilir.

Travertenlerin Dokusal Yapısı

Travertenlerin dokusal yapısı çökelme ve ortam koşullarına bağlıdır. Çökelme koşulları yoğunluk, sıcaklık ve derinlik gibi etkenlerdir. Bu etkenlere göre birbirinden farklı 3 traverten dokusu tespit edilmiştir.

  1. Sık dokulu veya masif
  2. Süngersi veya poroz (Boşlukulu)
  3. Bitki boşluklu

Bunlardan ilk ikisinin oluşumu çökelme koşullarıyla ilgilidir. Derin göllenmelerde çökelme hızı yavaş olup traverten dokusu sık, gözeneksiz veya az gözenekli olarak gelişmiştir. Sığ sularda gerek kütlesel ısınma, gerekse buharlaşma karbondioksit kaybını arttırdığı için kalsiyum karbonat hızlı çökelir. Bu koşullar altında oluşan traverten poroz, diğer deyimle süngersi dokudadır. Çökelme ortamında yetişen bitki ve algler karbondioksit özümleyerek çökelmeyi kolaylaştırır. Çökelen kalsiyum karbonat bitki kök ve gövdelerini sararak ortası sonradan boşalan tüpler meydana getirir. Bu tüplerin üst üste herhangi bir düzene bağlı olmadan yığılıp kireçlenmesi bitki boşluklu dokuyu oluşturur.

Belkıs Konglomerası

Blumenthal (1951) tarafından adlanan birim, poljenik konglomeralardan oluşur. Genelde küresel, iyi yuvarlak-yuvarlak çakıllı, tane destekli, belirsiz ve çapraz tabakalanmalı, kumve çamur desteklidir. Yer yer çamur ve eski toprak seviyeleri kapsar. Kalınlığı 0-20 metre arasında değişir. Pleistosen yaşlı kabul edilen formasyon, akarsu kökenli oluşuk olup taraçalar halinde bulunur

Eski yamaç molozlu ve birikinti konileri (Q1ym)

Tutturulmuş yamaç molozlarını kapsar. Olası yer yer birikinti konileri de içerir. Birim içinde eski akarsu taraça dolguları da izlenir.

Yamaç molozlu ve birikinti konileri (Qym)m

Dağ yamaç ve eteklerinde bulunur. Yer yer tutturulmuş, çoğu gevşektir.

Alüvyon yelpazeleri (Qay)

Genelde çakıl ve blok, yer yer kum ve çamur birikintilerinden oluşur.

Alüvyon (Qal)

Nehir yataklarında ve düzlüklerde akarsu dolgularıdır. Nehirlerin denize ulaştığı alanlarda delta ve kıyı çökellerini kapsar.

Kumullar (Qk)

Deniz kenarı boyunca bentler halinde değişik genişlikte kum depolarıdır.

Plaj oluşumları (Qp)

Kıyı boyunca dalga işlevi ile oluşan kum ve çakıl birikintilerdir.

Tektonik Ve Paleocoğrafya

Tektonik

Üst Kampaniyen-Maastrihtiyen‘de okyanus kabuğunun kıtasal kabuğa bindirmesine bağlı olarak bir araya gelmiş olan Antalya napları, Daniyen‘de Beydağları otoktonunun doğu ve kuzeydoğusuna, Anamas-Akseki otoktonunun güneyine yerleşmişlerdir. Batı Toroslar‘daki Langiyen yatay hareketlerinden de etkilenen Antalya Körfezi kuzeyinde, Tortoniyen sonlarında (Üst Tortoniyen?) D-KD ile B-GB doğrultusunda gelişen sıkışma rejimine bağlı olarak Aksu bindirmesi gerçekleşmiştir. Bu itilmeye veya Pliyosen sonunda bölgede büyük çapta normal faylanmalar gelişmiştir.

Kaynaklar:

Antalya İl Özel İdaresi Antalya İli Genel Bilgileri http://www.csb.gov.tr/

 

 

 

 

 

Hakkında Alperen Tolga GÖZÜTOK

Tolgagztk
Kurucu Yönetici - Jeoloji Mühendisi

İlginizi Çekebilir

ÜNİVERSİTE’DE JEOLOJİ SEÇENE DEVLET’TEN BURS

ÜNİVERSİTE’DE JEOLOJİ SEÇENE DEVLET’TEN BURS Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 2017-2018 döneminden ...

Bir cevap yazın