Anasayfa / Metalik Madenler

Metalik Madenler

Metalik Madenler

Sayın okuyucularımız metalik madenler ile ilgili sayfamız hoşgeldiniz. Öncelikle size metalik madenler kelimesinin ne olduğunu açıklamaya çalışacağız. Metalik Madenler nedir sorusuna cevap olarak mineral cevheri ekonomik olarak işlenebilen ve işlendikten sonra saf olarak bulunabilen içeriği metal olan madenlere verilen isimdir.B

ir mineral, inorganik maddelerin doğal, doğal olarak oluşan bir kombinasyondur. Metalik mineraller, bir veya daha fazla metalik element içeren minerallerdir. Metalik mineraller mineral oluşumlar olarak bilinen nadir, doğal olarak oluşan konsantrasyonlarda bulunur. Bu çökeltiler, nikel (pentlandit), bakır (kalkopirit), çinko (sfalerit), kurşun (galen) ve altın gibi değerli metalleri içeren çeşitli metalik minerallerden oluşabilir (doğal element veya diğer mineraller içinde küçük bir bileşen olarak görülür ) Günlük hayatımızın her alanında kullanılır. Metal mineralleri ayrılmalı ve yararlı metali mineralden çıkarmak için kimyasal olarak işlenmelidir.

Bu madenlerden bazıları Altın, Antimuan, Bakır, Boksit, Kalay, Kurşun, Çinko, Krom, Kadminyum, Molibden, Nikel, Vanadyum, Demir, Manganez, Tungsten, Osminyum gibi madenlerdendir.

Metalik madenler

Bazı metalik madenler ile ilgili kısa bilgiler

Metalik madenler ile ilgili kısa bilgileri bu sayfamıza özel olarak kısa kısa size en iyi kaynaklardan alınmış bilgiler ile veriyoruz.

Altın

[Au] Atom numarası 79; atom ağırlığı 197,98; erime sıcaklığı 1063 -C; kaynama noktası 2966 C; özgül ağırlığı 19,3 g/cm3; sertliği 2,5; dövülüp şekillendirilebilen bir metalik element; parlak sarı fakat, gümüş içeriyorsa sarımsı-beyaz renkte de bulunur; mineral yapısında gümüş, paladyum, bakır, bizmut, platin ve civa içerebilir; dane, tel, kablo, sünger ve birçok şekillerde nabit olarak ve gümüş, bakır, paladyum, radyum veya bizmut gibi değişik elementlerle beraber bulunabilir; ayrıca plaser yataklarda, topraklarda, çeşitli kor kayaç ve sedimanter kayaçlarla ilişkili damarlarda bulunmaktadır; gümüş, antimon, telüryüm, bakır ve PGE ile bileşik yapmaktadır:

Kalaverit, silvanit, petzit, orostibnit, örokuprit, elektrum ve fişerselit önemli mineralleridir; altın bazı mineraller içinde iz miktarda bulunabilir: Pirit, kalkopirit, arsenopirit ve pirotin bunlardan en önemlileridir; altın yatakları: Magmatik, skarn-tipi, hidrotermal ve sedimanter olmak üzere dört ana tipe sahiptir; altının büyük bir kısmı (yaklaşık %70’i) mücevherat yapımında, geriye kalan kısmı ise uzay araçları, elektronik ve kimya sanayinde kullanılmaktadır; dünyanın bilinen toplam altın rezervleri 50 bin tondur.

En önemli rezervler G. Afrika Cumhuriyeti, Rusya, A.B.D., Avustralya, Çin, Kanada, Brezilya, Papua Yeni Gine, Gana ve Şili’de bulunmaktadır; Türkiyen’nin altın rezervleri konusunda kesin rakamlar mevcut değildir; bilinen altın yatakları Bergama (İzmir), Salihli-Sart Çayı (Manisa), Kağızman (Kars), iğneada (Kırklareli), Akıllıçay (Hatay), Cerattepe (Artvin) ve Fethiye-Nif Çayı (Muğla)’nda bulunmaktadır.

Antimuan

[Sb] Metalik bir element; yumuşak; beyazımsı renkli; kristalleri tabüler hegzagonal şekilde; bazal dilinim gösterir; stibnit (antimonit) ile birlikte nabit olarak bulunur; her zaman bir miktar arsenik içerir; hegzagonal sistemde kristallenir; alev geciktirici olarak, pil, akü ve elektrik taşıyıcılarında, kimya, seramik ve cam sanayinde kullanılır; dünya antimon rezervleri 8 milyon tondur; en büyük yataklar Çin, Bolivya, G. Afrika Cumhuriyeti, Meksika, Türkiye ve Kanada’da bulunmaktadır; Türkiye’nin yaklaşık 300 milyon ton rezervi bulunmaktadır; başlıca yataklar Tokat, Niğde, Eskişehir, Bursa, Balikesir ve Çanakkale’de bulunmaktadır.

Bakır

[Cu] Atom numarası 29; atom ağırlığı 63,45; erime sıcaklığı 1083 9C; kaynama sıcaklığı 2595 C; özgül ağırlığı 8,92 g/cm3; dövülebilir bir metalik element; sertliği 2,5; kübik, fakat normalde masif veya çatlaklan veya volkanik kayaçlardaki gözenekleri dolduran levhamsı pullar halinde veya bakırca-zengin maden yataklarının ayrışması sonucu oluşur; bakırın yerkabuğundaki ortalama bolluğu 50 ppm’dir; bakır oldukça kuvvetli bir kalkofil elementtir; doğada daha çok sülfit, oksit ve nabit, daha az yaygın olarak ta sülfat ve karbonat olarak bulunmaktadır:

Kalkopirit, kalkozin, kovelin, enarjit, bornit, burnonit ve tetraedrit (sülfit), malakit ve azurit (karbonat), kuprit (oksit) ve kalkantit (sülfat); en çok bakır üretilen yataklar: Porfiri (Grasberg, Endonezya), magmatik Cu-Nİ sülfit, kontak metazomatik, volkano-sedimanter, killi sedimanter ve süperjen zenginleşmelerdir; bakır yaygın olarak tel iletken, makine ve elektronik sanayinde, kimya endüstrisinde ve mücevheratta kullanılmaktadır; dünyanın bakır rezervleri 1,6 triyon tondur.

Önemli yataklar Şili, A.B.D., Rusya, Peru, Zaire, Zambiya, Kanada, Avustralya, Filipinler, Polonya, Çin ve Endonezya’da bulunmaktadır; Türkiye’nin önemli bakır yatakları Maden-Ergani (Elazığ), Küre (Kastamonu), Murgul (Artvin), Çayeli-Madenköy (Rize), Espiye-Lahanos (Giresun) ve Tirebolu- Harköy (Giresun)’de bulunmaktadır; toplam rezervler hakkında kesin rakamlar mevcut değildir.

Boksit

Alüminanın (alüminyum oksit) üç hidratının bir karışımıdır. Bunlar: Gibsit, diyaspor ve böhmit. Boksitlerde gibsit ana bileşendir. Bunlara ilâveten; demir, fosfor ve titanyum kirleticilerini (safsızlar) de içerir; rengi değişkendir, kirli beyazdan griye, sarıya, kahverengiye ve kırmızıya değişebilir; özgül ağırlığı 2,0-2,55 g/cm3 ve sertliği 1-3’tür; sıkı/sağlam yapıda, toprağımsı, yumrumsu, pizolitik ve oolitik yapıda bulunabilirler; boksitler kil mineralleri oluşturan iyi yüzey drenaj koşulları altında alüminyum silikat kayaçlarının tropikal ayrışması ile oluşur.

Kil mineralleri daha sonra desilikasyona uğrayıp silikaca fakirleşirler. Boksitlerdeki ve lateritlerdeki (demirli-oksitler) alümina-hidratlarla birliktelik gösteren mineraller götit ve lepidokrokit, hematit ve kil mineralleri kaolinit ve haloysittir. Boksitler alüminyumun ana cevher mineralidir ve %25-30’dan fazla alüminyum içerdiğinde ekonomik olarak işletilmektedir. Ana ölçü mevcut alüminyumun Bayer işlemi veya benzer bir işlemle alınabilen miktarıdır, ismi Les Baux de Provence (Fransa) den gelmektedir. Ana boksit üreticileri Brezilya ve Avustralya’dır.

Kalay

[Sn] Atom numarası 50; atom ağırlığı 118,69; mavimsi-beyaz, nabit metalik renkli metalik bir elementtir; kalayın yerkabuğundaki ortalama bolluğu 2,5 ppm’dir; kalayın en önemli mineralleri kasiterit ve stanittir; başlıca kalay yatakları: Kontak-metazomatik, hidrotermal-porfiri ve plaser yataklardır; kalayın büyük bir kısmı değişik büyüklüklerde kap yapımında, bir kısmı elektrikli aletlerde, kaplamacılıkta, sıhhi tesislerde ve çeşitli metal alaşımlarında kullanılmaktadır; dünyanın bilinen kalay rezervleri 6 milyon -ton kadardır; en büyük yataklar Çin, Brezilya, Malezya, Endonezya, Avustralya, Rusya ve Tayland’da bulunmaktadır; Türkiye’de birkaç zuhurun dışında işletilebilir yatak mevcut değildir; 2. Terim, kasiterit ve az miktarda diğer mineraller içeren zenginleştirilmiş kasiterit için de zaman zaman kullanılır.

Çinko

[Zn] Metalik geçiş elementi; atom numarası 30; atom ağırlığı 65,37; toz halinde patlayıcı; asit ve alkali çözeltiler de çözülgen; suda çözünmeyen; elektropozitivitesi kuvvetli (yüksek) kalkofil bir element; 419 °C’de erir ve 907 °C’de kaynar; parlak, mavimsi-beyaz renkli; saf olduğunda dövülebilir; metal kaplamalarda, alaşımlarda, elektrik sigortalarında, anot ve kuru pillerde kullanılır; yerkabuğunda ortalama bolluğu 60 ppm’dir; doğada daha çok sülfit (Bknz. Sfalerit), daha az olarak da oksit, hidroksit ve karbonat olarak bulunur; çinko yatakları: Hidrotermal, hidrotermal-sedimanter, volkano- sedimanter, sedimanter, lateral-segregasyon, stratabound masif sülfit, karstik çinko yataklarıdır; dünyanın bilinen çinko rezervleri 320 milyon tondur; en büyük yataklar Avustralya, Kanada, A.B.D., Rusya, Peru, Çin ve Meksika’da bulunmaktadır; Türkiyenin toplam çinko rezervleri hakkında kesin rakamlar mevcut değildir; önemli yataklar: Doğu Karadeniz’de Kuroko-tipi masif sülfit oluşumlar, Toros kuşağında damar-tipi yataklar, İç Anadolu’da kontak metazomatik oluşumlar ve KB Anadolu’da kontak metazomatik ve hidrotermal yataklar şeklindedir.

Krom

[Cr] Atom numarası 24; atom ağırlığı 51,99; erime noktası 1890 C; kaynama noktası 2482 -C\ özgül ağırlığı 7,2 g/cm3 olan metalik bir element; çok iyi parlatılabilir; çelik grisi renkli; doğada oksit bileşikleri halinde bulunur; en önemli bileşiği kromit mineralidir (Bknz. Kromit); yerkabuğundaki ortalama bolluğu 100 ppm’dir; krom başlıca metalürji, kimya sanayi ve seramik sanayinde kullınılır; doğada stratiform (bilinen yatakların %90’ı) ve alpin-tipi (podiform) olmak üzere iki ana cevher yatağı halinde bulunur; dünya krom rezervleri 11 milyar ton’dan fazladır toplam rezervlerin büyük bir bölümü (>%90) G. Afrika Cumhuriyeti’nde bulunmaktadır; diğer önemli rezervler Zimbabve, Rusya, Hindistan, Finlandiya, Türkiye, Brezilya, A.B.D., Filipinler ve Arnavutluk’ta bulunmaktadır; Türkiyen’nin bilinen rezervleri 110 milyon ‘ton kadardır; önemli yataklar Karsantı (Adana), Guleman (Elazığ), Orhaneli (Bursa), Kopdağ (Erzincan), Muğla. Yeşilova (Burdur) ve Denizli’de bulunmaktadır.

Kadminyum

[Cd] Atom numarası 48; atom ağırlığı 112,41; erime sıcaklığı 321 9C; kaynama sıcaklığı 765 9C; özgül ağırlığı 8,65 g/cm3 olan bir kalkofil elementtir; Zn ile birliktelik gösterir; özellikle sfalerit içerisinde yoğunlaşır; vurtzit, kalkopirit, stanit, galen, kalkozin ve bornit diğer önemli Cd-içeren minerallerdir; kadmiyumun önemli mineralleri: Greenokit (Cd- sülfit), otavit (Cd-karbonat) ve kadmoselit (Cd- selenit); kadmiyum üretiminin büyük bir bölümü Zn, Pb ve Cu minerallerinden yan ürün olarak yapılmaktadır; kadmiyum yaygın olarak pil yapımında, metal kaplamalarda, pigment yapımında, plastik ve sentetik malzame yapımında ve metal alaşımlarda kullanılmaktadır; dünyanın kadmiyum rezervleri 970 bin ton kadardır; önemli üretici ülkeler A.B.D., Kanada, Avustralya, Meksika ve Japonya’dır; Türkiye’de kayıtlara geçmiş bir yatak mevcut değildir; ancak mezotermal Pb-Zn damar yataklarında, özellikle sfalerit içinde önemli kadmiyum değerleri tespit edilmiştir.

Molibden

1. [M0S2] molibden sülfit minerali; yapısında bir miktar Re içerebilir; özgül ağırlığı 4,6-4,8 g/cm3 ve sertliği 1,0 1,5’dir; molibdenit-2H hegzagonal, molibdenit-3R romboedral sistemde kristallenir; soluk mavimsiden kurşun-grisiye değişen renklerde bulunur; çizgi rengi yeşilimsi-gri; metalik parlaklıkta; kristalleri hegzagonal, sık olarak da tabüler daneler halinde ve ayrıca foliasyon ve ince levha halinde bulunabilir; {001}’de oldukça yaygın ancak nadiren bol mükemmel bazal dilinim verir; granitlerde kuvars damarları ve pegmatitlerde aksesuar mineral olarak, kontak metamorfizma zonlarda granat, piroksen, şelit/şeelit, pirit ve turmalin ile beraber bulunur; damar yataklarda şeelit, volframit, kasiterit ve florit ile birlikte bulunur; molibdenin ana cevher mineralidir;

2. [M0O3] Molibden oksitden oluşan bir mineral olup molibdik okr, molibden olarak da bilinir.

Nikel

[Ni] 1. Atom numarası 28; atom ağırlığı 58,71; erime sıcaklığı 1453 C; kaynama sıcaklığı 2732 -C; özgül ağırlığı 8,9 g/cm3; gümüş beyazı renkli; korozyona oldukça dayanıklı, sert bir metalik element; doğada daha yaygın olarak sülfit bileşikleri halinde bulunur, nadiren de hidrosilikat bileşikleri oluşturur: Nikelin, pentlandit, bravoyit, milerit, ulmanit, sküterudit, gersdorfit, garniyerit (hidro-silikat), asbolan (hidroksit) ve antigorit (hidrosilikat) en önemlileridir; yerkabuğunda ortalama bolluğu 75 ppm’dir; nikel doğada üç ana maden yatağı oluşturur: Nikel sülfit, hidrotermal ve kalıntı nikel yatakları; nikel daha çok diğer metallerle alaşımlarda kullanılır, ayrıca, elektronik, makine, petrol ve kimya sanayisinde kullanılmaktadır; dünyanın bilinen toplam rezervleri 123 milyon ton kadardır.

Vanadyum

[V] Atom numarası 23; atom ağırlığı 50.902; erime sıcaklığı 1890 C; kaynama sıcaklığı 3000,9 C; özgül ağırlığı 5,96
g/cm3 olan hem litofil hem de siderofil bir element; gümüş beyazı renkli; yerkabuğundaki ortalama bolluğu 110 ppm’dir; vanadyum içeren önemli mineraller: Titanomagnetit, roskolelit, karnotit, vanadinit, deskloizit ve patronit; vanadyum hemen hemen tamamen yan ürün olarak elde edilir; vanadyumun büyük bir kısmı
(yaklaşık %80) çelik sanayinde, geriye kalan kısım petrol, elektrik, kimya, seramik, boya sanayinde ve matbaacılıkta kullanılmaktadır; dünya vanadyum rezervleri 17 milyon ton kadardır; en büyük rezervler G. Afrika Cumhuriyeti, Rusya, A.B.D. ve Çin’de bulunmaktadır; Türkiye’de bilinen vanadyum yatağı bulunmamaktadır.

Demir

[Fe] Atom numarası 26; atom ağırlığı 55,85 g; metalik demirin nabit halde bulunuşu yersel veya meteoritik olabilir; özgül ağırlığı 7,5 g/cm3 ve sertliği 4,5’dir; gri renkli; masif veya daneli halde bulunabilir; dövülebilir; yerkabuğunda en bol bulunan elementlerden biridir; ortalama bolluğu %5,5’tür; +2 ve +3 olmak üzere iki iyon halinde bulunabilir; doğada en yaygın oksit olarak, daha az olarak da sülfit, hidroksit, karbonat, sülfat ve fosfat mineralleri halinde bulunur; önemli demir yatağı tipleri: Skarn-tipi, magmatik titanlı demir, pnömatolitik,
hidrotermal, volkano-sedimanter, sedimanter, plaser ve lateritik demir yatakları; eğer meteorikse, nikelle beraber alaşım oluşturabilir; yersel elemental demir bulunuşu oldukça nadir fakat, Grönland kor kayaçlarında ve karbonlu sedimanter kayaçlarda bulunabilmektedir; demir yaygın olarak inşaat sektöründe, ağır sanayinin bir çok alanında tek ya da alaşım olarak kullanılır; dünya demir rezervleri yaklaşık 230 milyar tondur; en büyük yataklar Rusya,

Avustralya, Kanada, A.B.D., Brezilya, Hindistan, G. Afrika Cumhuriyeti, Çin, İsveç, Venezüela, Fransa, Liberya, Türkiye ve Moritanya’da bulunmaktadır; Türkiye’nin bilinen rezervleri 1,5 milyar ton’a yakındır; en büyük yataklar Divriği, Gürün ve Kangal (Sivas), Hekim ve Doğanşehir (Malatya), İskenderun ve Kırıkhan (Hatay), Çamdağ (Sakarya), Merkez, Havran ve Ayvalık (Balikesir), Kuşçayırı (Çanakkale), Giresun, Gölköy (Ordu), Pınarbaşı, Bünyan, Develi ve Yahyalı (Kayseri), Kozan, Mansurlu ve Feke (Adana), Çamardı (Niğde), Gülnar (İçel), Emet (Kütahya), Bala (Ankara), Kırşehir, Milas (Muğla), Torbalı (İzmir), Söke (Aydın), Avşan (Elazığ), Tekman (Erzurum) ve Genç (Bingöl)’de bulunmaktadır.

Manganez

[Mn] Atom numarası 25; atom ağırlığı 54,94; erime sicaklığı 1244 eC; kaynama sıcaklığı 2097 9C; özgül ağırlığı 7,2 g/cm3; oldukça yumuşak metalik bir element; doğada daha çok +2, +3, +4 ve +7 değerlikleri, bazen de +5 ve +6 değerlikleri almaktadır; en önemli bileşikleri oksit bileşikleridir, ancak, karbonat, hidroksit, silikat ve sülfit bileşikleri de bulunmaktadır: Pirolüzit, psilomelan, manganit, rodokrozit (Mn-karbonat), rodonit (Mn-silikat), alabantit (Mn- sülfit), holandit, hosmanit ve kriptomelan; mangan yatakları sedimanter, volkano-sedimanter, hidrotermal ve okyanus tabanlarındaki güncel Mn-yumruları olmak üzere dört çeşittir; manganın büyük bir bölümü (yaklaşık %70’i) demir-çelik sanayinde, geriye kalan kısmı ise makine ve kimya sanayinde kullanılmaktadır; dünyanın bilinen mangan rezervi yaklaşık 3 milyar tondur; rezervlerin büyük bir bölümü (yaklaşık %75’i) G. Afrika Cumhuriyeti’nde bulunmaktadır; diğer önemli rezervler Rusya, Gabon, Avustralya ve Brezilya’dadır; Türkiye’de önemli yataklar bulunmamaktadır ve rezervleri hakkında kesin rakamlar mevcut değildir; en önemli oluşumlar Denizli, Haymana (Ankara) ve Çatalca (istanbul)’da bulunmaktadır.

Tungsten

[W] Atom numarası 74; atom ağırlığı 183,84; erime noktası 3410 -C; kaynama noktası 5927 -C; özgül ağırlığı 19,35 g/cm3 olan metalik bir elementtir; yerkabuğundaki bolluğu yaklaşık 1,2 ppm’dir; doğada çoğunlukla oksit olarak bulunur, ancak sülfit ve sulu oksit fazları da vardır: Volframit, ferbenit, hübrenit, şeelit, sanmartinit, stolzit, tungstenit (W-sülfit) ve tungstit en önemlileridir; volfram yatakları pnömatolitik ve plaser olmak üzere iki türde oluşur; volfram çelik sanayinde, W-karbür üretiminde, tekstil, cam, boya ve elektronik sanayinde yaygın olarak kullanılır; dünyanın bilinen toplam rezervleri 3,7 milyon ton kadardır; büyük rezervler Çin, Kanada, Rusya ve Avustralya’da bulunmaktadır; Türkiye’nin bilinen tek volfram yatağı Uludağ (Bursa)’da bulunmaktadır; işletim maliyetlerinin yüksekliği nedeni ile yatakta üretim yapılmamaktadır